Tanımı
Kripto paralar fiziksel olarak var olmayan dijital varlıklar olarak tanımlanabilir. Bu paralar aynı zamanda sanal para olarak da ifade edilmektedir. Kripto paraların en önemli özelliği şifreleme yöntemi ile işlemlerin güvenilir hale getirilmesidir. Kripto paralar herhangi bir merkeze bağlı değildir.
İnsanlar hayatlarını idame ettirmek için oluşan ihtiyaçlara yönelik yaptıkları ticari işlemler zamanla değişmiştir. Bu değişimle ticari işlemlerde kullanılan yöntemler ve teknolojiyle birlikte kripto para kavramı da gündeme gelmeye başlamıştır (Alkış, 2018, s. 70).
Piyasaya giren kripto para birimleri, para üretimini kontrol altına almak için şifreleme (kriptoloji) biliminden faydalanan elektronik para birimleridir. Kontrolü hiçbir hükümet, resmi bir kuruluş ya da merkez bankasında bulunmamaktadır (Gültekin, 2017, s. 6).
Kripto para (cryptocurrency); şifreli para anlamına gelen “crypto” ve “currency” kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmektedir. Kripto para birimi; internette kullanılan ve herhangi bir merkezi sisteme bağlı olmayan sanal para birimini ifade etmektedir. Kripto paralar, çoklu şifreler kullanılarak sanal cüzdanlara/borsalara yerleştirilmekte ve benzer şekilde bu cüzdanlardan şifrelerle çıkarılmaktadır. Şifre özelliğinden dolayı kripto paralar olarak adlandırılmışlardır (Alptekin, 2017, s. 6).
Kripto para gelişen teknoloji ve altyapıyla 2010 yıllarında kullanılmaya başlanmıştır. Kripto para, matematikte bir şifreleme bilimine dayanan para birimidir. Kripto para merkez bankalarından ve ulusal sınırlara bağımlı olmadan para gibi işlev gören bir değişim aracıdır (Maese, Avery, Naftalis, Wink, & Valdez, 2016, s. 468-471).
Kripto para; sanal para, kriptografik para, elektronik ya da dijital para olarak da belirtilmektedir. Hiçbir şekilde banka, hükümet veya belirli organizasyon tarafından yönetilmemektedir. Kullanıcılar, kripto parayı daha güvenilir ve hızlı olduğu için maden veya madenci terimleriyle de kullanılmaktadır (Aslantaş Ateş, 2016, s. 349).
Sanal bir para basma sistemi olan kripto para sistemi, standart alışılmış bir para gibi davranır. Bu para ile alım, satım ve transferler gerçekleştirilebilir. Kullanıcılar merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymazlar. Kripto para biriminde yapılan işlemler şifrelenerek güvenlik esas alınmıştır. Her işlem kendine özeldir. 2011 yıllarında farkındalığı artan kripto paraların hiyerarşik süreçlerden arındırılmış biçimde “Peer to Peer” (P2P) işletim sistemiyle çalıştığı bilinmektedir. Her bir kullanıcının işlemini dijital imzasıyla onaylayarak yapması sonucu bu işlemler kendilerine özel bir kimlikle blok zincirine katılır. Açık kaynak kodlu olan bu sistemin en meşhur kripto para birimi Bitcoin (BTC)’dir. Zamanla farklı kripto paraların (Ethereum, Litecoin, Dash…) da çıkması ile daha çok gelişen bir piyasadır (Farell, 2015, s. 3-4).
Tarihsel Gelişimi
Kripto para birimlerinin teorik altyapısı 1998 yılında Wei Dei tarafından “B-money” kavramı olarak oluşturulmuştur (Dai, 2021).
1999 yılında Milton Friedman internet teknolojisinin hükümetlerin etkinliğini ve rolünü azaltacağını ifade etmiştir. Bununla beraber dijital paraların dünyaya yayılacağını da belirtmiştir (Andersson & Wegdell, 2014, s. 8).
Vishnumurthy ve arkadaşları “karma” isminde P2P çalışma prensibini esas alan çevrimiçi para birimi oluşturmuşlardır ancak bu konuda çok da başarılı olamamışlardır (Vishnumurthy, Chandrakumar, & Sirer, 2003).
Bitcoin blok zinciri teknolojisine bağlı, en çok bilinen kripto para birimidir. Satoshi Nakamoto tarafından kurulmuştur. Bu kripto para birimi “Bitcoin: Uçtan Uca Elektronik Ödeme Sistemi” isimli makale ile dünya ile paylaşılmıştır (Nakamoto, 2008).
Kripto Paraların Arkasındaki Teknoloji
Ağ Güvenliği Protokolü
Kriptografik kanıt üzerine kurulu olan kripto paraların ağ güvenliği oldukça yüksektir çünkü her işlem kendine özeldir. Her bir transfer işlemi özel bir dijital imza ve tarih bilgisine ihtiyaç duymaktadır. Ağ üzerinde işlem yapan kripto noktalarının gerçekleştirilen işlem hakkında uyumlu olmaları gerekmektedir. Aksi takdirde “Denial of Service” (DoS) saldırıları gerçekleşebilir. Bu saldırılardan korunmak için sistem içerisindeki noktaların birbirleri ile konuşmaları sağlanmaktadır ve bu şekilde ağ güvenliği sağlanmaktadır (Farell, 2015, s. 6).
Blok Zinciri
Blok zinciri, saldırılara karşı güçlü olan dijital bir muhasebe defteridir. Kripto para transferlerinde de kullanılan blok zinciri teknolojisi, P2P transferlerindeki bilgileri saklamaktadır. Her bir transferin kendine özel kodlarının bir araya gelmesi ile oluşan bir bilgi bloğunun sıradaki diğer bloklara bağlanması ile oluşan bilgi zinciridir. Bu zincirin güvenli olma sebeplerinden bir tanesi ise, zincirin dijital bir saldırıya uğrayıp zarar görmesi için tüm zincirdeki bilgilerin zarar görmesi gerekmektedir. Bu da neredeyse imkânsız olduğu için son derece güvenli bir ağ olarak kabul edilir (Yaga, Mell, Roby, & Scarfone, 2018, s. 7-12).
Kripto Paraların Avantajları
- Merkeziyetsizlik: Bu paraları yöneten ve elinde tutan bir grup veya enstitü yoktur. Bir algoritma tarafından yaratılan kripto paralara isteyen herkes internet üzerinden sahip olabilir.
- Esneklik: Kolayca bir cüzdana sahip olunabilen kripto paralara sahip olmak kolay olduğu gibi, ülkeler arası işlem yapmak da çok kolaydır ve bu işlemlerden çok düşük ücretler alınmaktadır.
- Saydamlık: Yapılan her işlemin anlık olarak blok zinciri teknolojisine kaydedildiği kripto paralarda, işlemler kayıt altına alındığı için her kripto para madencisinde yapılan işlemlerin kopyası bulunur ve bu da bu paralara saydamlık sağlamaktadır.
- Hız: İşlemlerin bazen saniyeler bazen ise dakikalar alması kripto paralara hız kazandırmaktadır(Chuen, Guo, & Wang, 2018, s. 5).
Bazı Önemli Kripto Paralar
Bitcoin (BTC): 2009 yılında Satoshi Nakamoto adıyla bilinse de tam yaratıcısı belli olmayan kişi veya kişiler tarafından yaratılan BTC, kripto piyasasının en ünlü para birimi olmakla birlikte toplam arzı 21 Milyon ile sınırlandırılmıştır (Chuen, Guo, & Wang, 2018, s. 21).
Ethereum (ETH): BTC’den sonra en yaygın kripto varlık olarak bilinen Ethereum, blok zinciri teknolojisine dayanmaktadır. BTC ve diğer kripto varlıklardan en büyük farkı, bu açık kodlu blok zincir sistemini kullanarak kullanıcılar yeni kripto varlıklar üretebilirler (Buterin, 2013, s. 1).
Tether (USDT): Amerikan dolarına endeksli olan USDT, kripto para piyasasının en stabil paralarından bir tanesidir. Genel olarak kripto paralar arası geçişte kullanılır. Ayrıca USDT’ in diğer kripto varlıklardan bir farkı da USDT’ in madencilik sonucu oluşmamasıdır (Wei, 2018, s. 3).
Ripple (XRP): BTC protokolü ile yapılmayan ilk kripto para birimlerinden olan XRP, P2P sistemine sahip olsa bile diğer kripto paralardan farklı olarak merkezi bir yapıya sahiptir (Chuen, Guo, & Wang, 2018, s. 22).
Dogecoin (DOGE): Eğlence amaçlı çıkarılan DOGE, Shiba Inu’nun köpeğinin logosunu kullanmıştır. Herhangi bir arz sınırı olmamakla birlikte, transferler Twitter, Reddit gibi online internet sitelerinde yapılmaya başlanmıştır (Chuen, Guo, & Wang, 2018, s. 22).
Dash (DASH): Anonim olmaya daha fazla önem veren DASH, 2014 yılında geliştirildi. Anında transferlere müsaade eden DASH ayrıca ilk defa merkeziyetsiz otonom organizasyon sistemini uygulamıştır (Chuen, Guo, & Wang, 2018, s. 21).
Litecoin (LTC): 2011 yılında geliştirilen LTC, Bitcoin’den farklı olarak her bir blok oluşma hızını 10 dakikadan 2,5 dakikaya düşürerek daha hızlı bir varlık olmuştur. Toplam arz olarak BTC’ in 4 katı olarak 84 milyon LTC üretilecektir (Chuen, Guo, & Wang, 2018, s. 21).